Mavi Ege

Zeytinyağı

Sevgiyle baktık, İlgiyle topladık, Özenle ürettik...

ALTIN SIVI

Sıvı Altın olarak adlandırılan zeytinyağın varlığı Yunan Uygarlığına dayanır. Mitolojiye göre, sıvı altın için Yunan Tıp ilminin kurucusu sayılan Hipokrat’ın yıkanamayanlara, zeytinyağı ile vücutlarını ovmalarını önerdiğini, spor yapan atletlerin, kaslarını parlatıp yumuşatmak için zeytinyağı kullandıklarını önerdiğini biliyor muydunuz. Peki Olimpiyat şampiyonlarının, zeytin dalından taçlarla onurlandırıldığını. Zeytin Ağacı kesenlerin ağır cezalarla cezalandırıldığını… İşte bu ve bunun gibi yüzlerce nedenden dolayı Zeytinyağına sıvı altın denilmiştir.

Peki zeytinyağı için sıvı altın benzetmesinin nedenlerinden birkaçına detaylıca bakmaya ne dersiniz

1. Zeytinyağı şarap gibidir. Farklı farklı lezzetlere sahiptir.

Zeytinyağı şarap gibidir. Onlarca çeşit farklı üzümden farklı farklı lezzetlerde enfes şaraplar elde edilir. Kimisi daha acı, kimisi daha tatlı. Zeytinyağının da şarap gibi farklı aromaları farklı tatları vardır. Genel kabul görmüş en kaliteli zeytinyağı natürel sızma zeytinyağı olarak bilinir. Egeliler natürel sızma zeytinyağına sıvı altın derler. Bir Egeli yada Akdenizli için natürel sızma zeytinyağı denildiği zaman akla sadece bir somun ekmek, biraz pul biber, kekik ve nane gelir. Gerisi enfes bir lezzete dönüşmüştür çoktan. Zeytinyağı şarap gibidir demiştik. Kimisi yoğun meyvemsi kimisi mis gibi domates, çimen kokulu, kimisi de çok hafif fakat enfes lezzetlidir.

2. Zeytinyağının insan sağlığına faydaları saymakla bitmez.

Yüksek besin değeri ve her derde deva olma özelliği ile günlük besin ihtiyacının büyük bir kısmını karşılar zeytinyağı. O yüzden asılar boyunca çok önemli bir besin kaynağı olmuş ve adına sıvı altın denilmiştir. Gerek besleyici özelliği gerekse içerdiği protein, vitamin ve mineraller yönünden son derece değerli bir yiyecektir. Yer yüzünün en eski gıdalarından birisi olan zeytin ve zeytinyağı binlerce yıl boyunca insanoğluna şifa kaynağı olmuştur. İnsanoğlu zeytin ağacı sayesinde besin kaynağının yanı sıra odunu da yakacak olarak kullanmış. Yani zeytin ağacı her yönü ile insan oğluna kaynak yaratmış.

Zeytinyağını tüketmek için o kadar çok geçerli nedeni var ki insanoğlunun… Zeytinyağının içerisinde bulunan yüksek miktarda yağ asitleri (Oleik Asit), fenolik bileşenler, E Vitamini, K vitamini zeytinyağın temelini oluşturur. Çok daha uzun süre sağlıklı bir yaşam kalıcı kilo kaybına neden olur. Kolesterolün kontrol edilmesine yardımcı olduğunu göstermektedir. İçeriğindeki Fenolik bileşikler sayesinde, iltihap kurutucu ve kanamayı durdurucu özelliğe sahiptir. Zeytinyağı, antioksidan yönünden çok zengin bir besin kaynağıdır. Zeytinyağının içinde bulunan yüksek seviyedeki oleik asit, polifenoller ve vitaminler yaşlanmaya karşı savaş açar. Beyin hücrelerimizin koruyucusudur ve Alzheimer gibi hastalıkların gelişimini önler. Zeytinyağı tüketimi, kalp ve damar hastalıklarını önlemeye yardımcı olur. Zeytinyağı; bağışıklık sistemini güçlendirir. Zeytinyağı; kötü kolesterolü azaltır. Zeytinyağı; en iyi sindirim düzenleyicidir. Zeytinyağı, cildimizi güzelleştirmeye yardımcı olur. Zeytinyağı hakkında daha detaylı bilgilere zeytinyağının faydaları sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

3. Zeytinyağının asit oranı kalitesini belirler mi?

Zeytinyağında asit oranı denilen değer “oleik asit” miktarının yüzde olarak belirlenmesidir. Asit oranı 100 gr zeytinyağında bulunan doymamış yağ asididir. Zeytinyağının sahip olduğu asitlik derecesine göre zeytinyağları sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmada oleik asit cinsinden en düşük asit oranına sahip zeytinyağı natürel sızma zeytinyağıdır (%0,8 ve altında asit oranı). Natürel sızma zeytinyağı, sahip olduğu tüm özellikleri ile sıvı altın benzetmesini en iyi taşıyan zeytinyağı çeşididir. Natürel sızma zeytinyağının bir üst segment asit oranlısı ise natürel birinci zeytinyağı olarak adlandırılır. Natürel birinci olarak adlandırılması birçok kişi tarafından yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Fakat bilinmelidir ki Natürel sızma zeytinyağı 1. Sırayı çoktan kapmıştır. Natürel sızma zeytinyağı, natürel birinci zeytinyağının da daha değerli bir yağ olarak listenin başını çekmektedir. 3. Sırada ise asit oranı olarak %3,5’in altında asit oranına sahip natürel ikinci zeytinyağı gelir.

Özetle belirtmek isteriz ki zeytinyağları her ne kadar asit oranına göre sınıflandırılmış olsa da, belirlenen bu asit oranı zeytinyağının kalitesini tam olarak etkilemez. Zeytinyağını şaraba benzetebiliriz. Kimimiz daha aromatik olanını, kimimiz daha kokulusunu, kimimiz ise en hafifini severiz.

4. Zeytinyağının rengi tadını etkiler mi?

Zeytinyağın diğer bir adıyla sıvı altının rengi kalitesini etkilemez. Bu demektir ki rengine bakarak yada rengi için yapılan yorumlara kulak kabartarak zeytinyağı satın almamalıyız. Zeytinyağın hasat dönemine göre, cinsine göre, sıkım yönetimi ve farklı birçok etkene göre rengi değişiklik gösterebilir. Bu noktada bilinmesi gereken ilk sıkımdan çıkan zeytinyağının daha koyu renkte olabileceği ve bulanık olacağıdır. Zeytinyağında zamanla krom tanklarda bekletilerek zeytin taneciklerinin dibe çökmesi sağlanır. Bu sayede zeytinyağı berraklaşır ve daha sarı bir renk alır. Zeytinyağının içerisinde bulunan klorofiller zamanla yok olmaya başlar. İşte bu dönemde zeytinyağı berraklaşır ve sarı bir renk alır. Satın almış olduğunuz zeytinyağı şişesi yada tenekesinin en alt kısmında tortu mu kaldı? Korkmayın ! Bilin ki o tortu zeytin tanecikleridir. Tam olarak filtreleme işlemi yapılmamış yada çökme işlemi gerçekleşmemiş bir zeytinyağıdır. Gönül rahatlığı ile tüketebilirsiniz.

5. Zeytinyağının tazeliği tadını etkiler mi?

Evet etkiler. Fakat bu etki olumsuz olmak zorunda değildir. Önemli olan zeytinyağını bozulmamış, okside olmamış olmasıdır. Hatta bir çok tüketici tarafından dinlenmiş, 6-12 ay arası beklemiş zeytinyağı tadı daha leziz olarak değerlendirilmektedir. Yeni hasat edilen zeytinyağının tadı daha aromatik ve yoğundur. Zamanla bu yoğunluğunu kısmen de olsa yitirir. Yaklaşık 1 yıl kadar bekleyen, uygun ve doğru koşullarda muhafaza edilmiş zeytinyağı, tat olarak daha çok genel kullanıma hitap eder. Taze ve yeni sıkımdan çıkmış zeytinyağının, enfes aroması ile soğuk kullanım için daha uygun olduğu bilinmektedir. Dinlenmiş zeytinyağı genel kullanıma daha çok hitap ettiği için tüm soğuk ve sıcak yemeklerde kullanım olarak daha çok tercih edilmektedir.